Seddülbahir’e doğru yola çıkan yedi kafadarın hikâyesi, Fatih
sokaklarından Kanlısırt’a, Düsseldorf’un soğuğundan
Fortaleza ve Kazablanka’nın sıcağına uzanıyor. Osman Koçak,
kendisi de dahil olmak üzere basmakalıp bir yaşamı bile isteye
ıskalayan Dışadüşenler Kulübü’nü anlatıyor. Yazar, anılarını
kaleme alırken aslında 1970’lerden günümüze kendi neslinin
özgün bir fotoğrafını çekiyor.
Sokak aralarındaki misket ekonomisinden uluslararası
şirketlerin yönetim katlarına taşınan bu yolculukta, zaman
herkes için tersine akıyor çünkü dostluk asla yaşlanmıyor. Aynı
masanın etrafında buluşmak, kafadarları yeniden o kısa
pantolonlu çocukluk günlerine döndürüyor. Hayatın kıyısında
biriken anlar, en saf halleriyle bu sayfaların satır aralarında
nefes alıyor. Osman Koçak’ın samimi ve ironik dili, hakkını
vererek yaşanmış bir ömrün kilometre taşlarını mürekkebe
dökerken masadan erkenden kalkanların hatırasını yaşatmayı
da hiç mi hiç unutmuyor.
Bu kitap, geçmişi süslemiyor, aksine onu muzipçe kurcalayıp
yer yer ti’ye alıyor. Dışadüşenler Kulübü, okurunu küçük
anlardan dev hikâyeler çıkaran bir muhabbet masasına davet
ediyor.
Renk Bilgisi
karışıkçokrenkli