Havanın Unutuluşu
Havanın Unutuluşu

Varlık neden çoğunlukla toprak, ışık ya da ses üzerinden düşünülürken hava, felsefi düşüncenin dışında bırakılır? Luce Irigaray, Havanın Unutuluşu adlı bu çalışmasında Batı metafiziğinin temel kör noktalarından birine işaret eder: varlığın, düşüncenin ve mevcudiyetin sessiz ama vazgeçilmez koşulu olan havanın sistematik biçimde ihmal edilmesi.

Irigaray, Heidegger’in “varlığın unutuluşu” kavramını yeniden ele alarak, bu unutuluşun aynı zamanda havanın, nefesin ve akışkan olanın dışlanması anlamına geldiğini ileri sürer. Pre-Sokratik düşünceden Heidegger’e uzanan felsefi hat üzerinde; açıklık, mevcudiyet ve kayran gibi kavramlar irdelenirken, metafiziğin katı zeminler, sınırlar ve kapalı çemberler üzerine kurulu yapısı eleştirel bir sorgulamaya tabi tutulur.

Havanın, yalnızca bir doğa unsuru değil; düşünmenin, konuşmanın, bedenliliğin ve birlikte-var-olmanın maddi koşulu olarak kavramsallaştırıldığı bu çalışma, felsefeyi soyut kavramlarla sınırlamayan bir düşünme tarzı önerir. Bu yönüyle Havanın Unutuluşu, varlık felsefesini yaşamsal, bedensel ve maddi bir açıklığa taşımak isteyen okurlar için sarsıcı ve ufuk açıcı bir metin olarak karşımıza çıkar.
Yazar Adı
Luce Irigaray
Basskı Sayısı
1. Baskı
Kağıt Cinsi
2. Hamur
Kapak Türü
Karton Kapak
Ölçü Birimi
AD
Basım Yılı
2026
Sayfa Sayısı
168
Renk Bilgisi
karışıkçokrenkli
Ebat Bilgisi
çokebatlı
cultureSettings.RegionId: 1 cultureSettings.LanguageCode: TR