Makinenin Payı
Makinenin Payı
Hepimizin arasında, herkesin bildiği ama kimsenin ifşa etmediği bir sır var. Yazma eylemi artık yalnızca insana ait bir edim değil. Makineler de yazıyor, çiziyor, besteliyor. Üstelik bunu giderek daha pürüzsüz, daha “kusursuz” ve çok daha akıcı bir biçimde yapıyorlar. Peki insan bu denklemin neresinde duruyor? Bir yazar mı, yoksa bir operatör mü? Yaratıcı mı, küratör mü? Eyleminin sonucunu üstlenen bir sorumlu mu, yoksa tümüyle sorumsuz mu? Makinenin Payı, üretken yapay zekâ çağında dilin, sanatın ve bizatihi yazma eyleminin içinden geçtiği bu dönüşümü tartışıyor. Heidegger'in “Gelassenheit” çağrısını hatırlatarak; teknolojiyi ne şeytanlaştıran ne de onu kutsayan zor ama bulunması şart olan zemini arıyor. Yazarın operatöre, okurun tüketiciye, dilin şirketin diline dönüşmesinden; sorumluluğun ekrandaki bir kutucukla nasıl reddedildiğine ve kusurun düzeltilmesi gerekenden çok korunması gereken bir şey olduğuna uzanan on dokuz bölümde; Ahmet Melih Karauğuz, çağın aceleci tartışmalarının görmezden geldiği asıl soruların izini sürüyor. “Makinenin payını belirlemek, günün sonunda insanın payını belirlemektir. İnsan kendine düşen ve hakkı olan payı sermayeye, makinelere bir hiç uğruna vermemelidir.”
Yazar Adı
Ahmet Melih Karauğuz
Basskı Sayısı
1. Baskı
Kağıt Cinsi
2. Hamur
Kapak Türü
Karton Kapak
Ölçü Birimi
AD
Basım Yılı
2026
Sayfa Sayısı
112
Renk Bilgisi
karışıkçokrenkli
Ebat Bilgisi
çokebatlı
cultureSettings.RegionId: 1 cultureSettings.LanguageCode: TR