Naure Çarkı
Naure Çarkı

Birden sorularım aptalca geldi, sorduğuma pişman oldum ve anlatmaya karar verdim. Tam o sırada kuşandığı renkli çulun cep gibi duran kıvrımına sıkıştırdığı yetmişlik arak şişesini gördüm. Etiketinde markası yazıyordu: El Hayat. Ucuz bir markaydı. Esas hayatın başlıca marifeti, bütün soruların cevaplarından çok, bütün cevapların sorularını beleş dağıtmasıydı. Lakin herkes cevapların peşine düştüğü için sorulara iltifat eden pek kalmamıştı. Gölge bedene, suret aslına, yankı söze, söz bağlamına ihanet edip gitmişti. Zaman bu zamandı. ABD, Suriye’yi tehdit ediyordu. Bölge huzursuzdu, biz endişeliydik. Asi nehri kıyısında büyük, ama gerçekten çok büyük su dolapları var: naûreler. Bunlar ahşaptan yapılmış ve öyle inşa edilmiş ki, her parçası bir diğerine yaslanarak mükemmel bir çark çıkarmışlar ortaya. Bu çarkı döndüren suların sesi, akıp giden zamanın yankısını andırıyor. Şairin mısrasındaki naûre ise bir dilberi.. Suriye’deki farklı kültürlerin arasında, ilginç coğrafyalarda, kadim kentlerde, tarihin öncesinde ve sonrasında yaptığım yolculukların hikâyesini, yaşadığım masalları anlatırken o ilk cümlenin peşindeyim. Yalın bir cümle. Kısaca, El Hayat gibi bir şey.
Yazar Adı
Özcan Yurdalan
Basskı Sayısı
1. Baskı
Kağıt Cinsi
2. Hamur
Kapak Türü
Karton Kapak
Ölçü Birimi
AD
Basım Yılı
2024
Sayfa Sayısı
233
Renk Bilgisi
karışıkçokrenkli
Ebat Bilgisi
çokebatlı
cultureSettings.RegionId: 1 cultureSettings.LanguageCode: TR